AhiskaLi FORUM

Информация о пользователе

Привет, Гость! Войдите или зарегистрируйтесь.


Вы здесь » AhiskaLi FORUM » Ahiska tarihi » Сведения из архивов .


Сведения из архивов .

Сообщений 1 страница 11 из 11

1

Документы, письма, фотографии и т.д. и т.п.

0

2

Для начала хочу пожелать этому форуму успеха и популярности среди турков. Надеюсь он станет полезным источником информации и местом общения турков из США, Азербайджана, Турции, Узбекистана, Казахстана и России. Желаю модератору терпения и сбалансированного подхода к носителям разных идей и мнений.

0

3

Спасибо за пожелания .

0

4

Statya ot http://harunyahyaturkiye.blogcu.com

Yasam ne ochen' khorosho otnoshus' k Harun Yahya (nastoyasheye imya Adnan Oktar), tak kak schitayu ego raboti khorosho oplachennoy popitkoy dat' religiyi, Islamu yakobi nauchnoye obosnovaniye.
No v dannoy statye vrode bi religioznogo nichego net. Tak chto sudit' chitatelyam.

8/7/2007 - Ahıska Türkleri'nin Vatan Hasreti
Kategori: Makaleler

Ahıska Türkleri, Osmanlı zamanında yaklaşık 250 yıl Anadolu'nun doğusundaki Ahıska toprakları olarak anılan bölgede yaşamışlardır. Bu bölge 1829 Edirne Anlaşması ile Ruslara terk edilmiştir. Bunun üzerine soydaşlarımız Ruslar tarafından Orta Asya'nın çeşitli bölgelerine zorla sürülmüşlerdir. Uzun yıllardır vatan hasreti çeken Ahıska Türkleri, kendi topraklarına ya da anavatan olarak gördükleri Türkiye'ye yerleşmek istiyorlar.

Anadolu Türklüğünün ayrılmaz bir parçası olan Ahıska Türkleri'nin asıl vatanı bugünkü Gürcistan Cumhuriyeti'nin toprakları içinde kalan ve Türkiye ile komşu olan Ahıska, Ahılkelek, Aspinza, Adıgen ve Bogdanovka vilayetleridir. Günümüzde kendi yönetimi olmayan tek Türk topluluğu olarak Orta Asya'daki çeşitli ülkelerde varlığını sürdürmeye çalışan Ahıska Türkleri'nin tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır.

Tarihte Ahıska Türkleri

Dede Korkut Kitabı'nda "Ak-Sıka" (Ak-Kale), 481 yılında "Akesga" adıyla anılan Eski-Oğuzlar beldesi Ahıska, Gürcüce "Yeni Kale" anlamına gelen "Ahal-Tsihen"in Türkçe şeklidir. Ahıska, bugünkü Gürcistan sınırları içerisinde bulunan bir Osmanlı Toprağı olup, Türkiye sınırına 15 kilometre uzaklıktadır. Elde edilen bulgular, bölgenin, Milattan önce de önemli bir yerleşim bölgesi olduğunu gösteriyor. Evliya Çelebi, 17. yüzyılda Ahıska'ya gittiğinde bölgede taş bir kale, kale içinde bin tane ev, eski cami, pek çok han, hamam ve medrese bulunduğunu tespit etmiştir. Ama bu eserlerden hiçbiri, Kızıl Komünist yönetimin vahşi politikaları sebebiyle günümüze intikal etmemiştir.

Bölge, 642 yılında Hz. Osman döneminde Müslümanların yönetimine girdi. 1068'de Selçuklular, 1268'de Moğollar yönetime hâkim oldular. Kısa süren Moğol hâkimiyetinden sonra, kendi halkından olan Derebeyleri yönetimi ele aldılar. Yarı bağımsız olarak; İlhanlı, Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletlerine bağlı olarak kaldılar. Ahıska bölgesi, 1578 yılında Osmanlı Devleti'nin yönetimine geçti ve eyalet merkezi hâline getirildi.

1828 yılında Ahıska'nın 50 bin Türk nüfusu vardı. Bu tarihte Osmanlı'ya saldıran Ruslar önce Kars'ı ele geçirerek büyük bir katliam gerçekleştirdikten sonra Ahıska'ya yöneldiler. 5 Ağustos 1828 günü, yerli halkın koruduğu Ahılkelek Kalesi, toplarla düşürülerek kaybedildi. Destansı bir kurtuluş mücadelesi veren Ahıska Türkleri 28 Ağustos 1828'de kadın ve çocuk demeden büyük bir katliamdan geçirildikten sonra, Ahıska toprakları da Rusların eline geçmiş oldu. 1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda imzalanan Edirne Anlaşması'yla birlikte bu topraklar kesin olarak Ruslara terk edildi.

Soykırım Politikası

Rusya'nın Türkiye ve İran üzerinden düzenlediği Ermeni göçü Kafkasya'daki etnik dengeleri bozdu ve istikrarı yok etti. Birinci Dünya Savaşı Ahıska Türkleri açısından gerçekten çok zor bir dönemdir. Bölgedeki Türk varlığına son vermek isteyen Gürcü, Ermeni ve Rus milletleri, Ahıska'da binlerce Türk köylüsünü katletmişlerdir. Dünya kamuoyu ise Ahıska Türkleri'ne yapılan mezalim karşısında sessiz kalmıştır.

1930'lu yıllarda dini ve kültürel baskıların dışında, iktisadi ve siyasi baskılara da hedef olan Ahıska Türkleri'ni Rusların içinde eritme politikalarına yoğunluk kazandırıldı. Bu yıllarda çok sayıdaki Ahıska Türk'ü sınırı geçerek Türkiye'ye sığındı. Bu gelişme SSCB'yi rahatsız etti. 1937 yılından itibaren de Ahıskalılar SSCB tarafından "Rejim Düşmanı" ilan edildi. 1937'de doruğa ulaşan Stalin zulmüne Ahıska Türkleri de maruz kaldılar. Aydınların çoğu tutuklandı ve idam edildi. Bu yıllarda SSCB İçişleri Halk Komiserliği Özel Soruşturma Bölümü Başkanı B. Kabulov, Ahıska'ya atanmıştı. B. Kabulov o zaman ihtiyar ve hasta olan Ahıska'lı lider Ömer Faik'i hapse attırmış ve "Türkiye Casusu" olarak çeşitli işkencelere tabi tutturmuştur.

İkinci Dünya Savaşı Yılları

Stalin İkinci Dünya Savaşı'nda, 50 bin genç Ahıska Türkü'nü Alman Cephesine gönderdi. Soydaşlarımız, hiçbir askerî eğitim almadan, silâh tutmasını bile öğrenemeden kendilerini savaşın tam ortasında buldular. Otuz bin genç, cepheye gönderildiklerinin ilk günlerinde hayatlarını kaybettiler. Yirmi bin kişi sakat ve yaralı olarak hayatta kalabildi. Bunlardan on bini yurtlarına dönebildi. Günümüzde; Almanya'da, Ukrayna'da, Fransa ve İtalya'da bulunan birçok Ahıska Türkü, işte o vatana dönemeyen sakat-yaralı askerlerin torunlarıdır.

Tarihin her döneminde zulme uğramış ve vatanlarından uzak yaşamaya mahkum edilmiş tek Türk topluluğu, Ahıska Türkleri'dir. Kırım ve Kazan Türkleri, Çeçenler ve diğerleri... Hepsi kötü şartlarda da olsa eski vatanlarına döndüler. Bu hak yalnızca Ahıska Türkleri'ne verilmedi.

Ahıskalı kardeşlerimiz, Erzurum şivesi ile konuşurlar. Evlerinde tam bir Anadolu kültürü yaşanır. Türk örf ve âdetlerine, Müslümanlığa sıkı sıkıya bağlıdırlar. 1968 yılında, Sovyet yönetimi, Ahıska Türkleri'nin SSCB'nin herhangi bir bölgesine yerleşebileceklerine dair bir karar aldı. Ama "herhangi bir bölge" tarifi içinde, vatan olarak benimsedikleri Gürcistan toprakları yoktu. Ahıska Türkleri, bu dönemde Stalin zulmünden sığındıkları yerlerde hep vatan özlemi çekiyorlardı. Son 70 yılda 3 defa sürgüne uğrayan ve 1944 yılında kanlı diktatör Stalin tarafından sürgüne tabi tutulan Ahıska Türkleri bu dönemde binlerce şehit vermişlerdir.

Ahıska Türkleri bugün 13 Cumhuriyetin 264 değişik bölgelerinde yaşamaktadırlar. Rusya Federasyonu'nun 28 yerleşim biriminde 70 bin, Kazakistan'da 145 bin, Azerbaycan'da 106 bin, Kırgızistan'da 57 bin, Özbekistan'da 30 bin, Ukrayna'da 18 bin, Türkiye'de 200 bin, çeşitli ülkelerde 3 bin olmak üzere 629 bin Ahıska Türk'ü yaşamaktadır. Bunların sosyal, kültürel ve eğitimle ilgili pek çok problemleri mevcuttur.

Türk toplulukları içerisinde kendi yönetimi olmayan tek Türk topluluğu olan Ahıska Türkleri'nin kendi okulları ve yayın organları da yoktur. Yeni yeni kültür merkezleri, dernek veya cemiyet kurmaya başlamışlardır. Geniş bir alana sürüldükleri halde Türklüklerinden hiçbir şey kaybetmemişler, bugüne kadar Türk adını şan ve şerefle yaşatmışlardır.

Soydaşlarımız, 1991'den bu yana, kısmen iyi şartlarda yaşıyorlar. Fakat onların hedefi ata yurtları olan Ahıska'ya dönmek veya Türkiye'ye yerleşmek...

Ahıska Türkleri'nin Türkiye'ye Kabulüne Dair Kanun

Kanun Numarası: 3835

Kabul Tarihi: 2/7/1992

Eski Sovyetler Birliği'ni oluşturan cumhuriyetlerde dağınık halde yaşayan ve "Ahıska" Türkleri olarak adlandırılan soydaşlarımızdan Türkiye'ye gelmek isteyenler, en zor durumda bulunanlardan başlamak üzere, Bakanlar Kurulunca belirlenecek yıllık sayıyı aşmamak kaydıyla, serbest veya iskanlı göçmen olarak kabul olunabilirler. Bunların kabulleri ve iskanları, bu Kanun ile 2510 sayılı İskan Kanunu hükümlerine göre yapılır.

Gayrimenkul verilerek yapılacak iskanda vali ve kaymakamlar temlikle yetkilidir. Temlik cetvelinde, ailenin bütün fertleri eşit hisselerde belirtilir ve tapuya da temlikteki gibi tescil edilir.

...İllerde kurulacak alt komisyonlar, üst komisyonun vereceği görevleri yapar.Üst komisyonun görevleri şunlardır:

a) Türkiye'ye göçmen olarak gelecek Ahıska Türkleri'nin kabul şartlarını, geçici ve kati iskan yerlerini belirlemek,

b) Yerleştirme ve iskan programlarını hazırlamak,

c) Göçmenleri üretici duruma getirmek için gerekli tedbirleri almak,

d) Ahıska Türkleri'nden Türkiye'ye gelmek isteyenleri tespit ve bulundukları yerler ile Türkiye'ye hareket edecekleri bölgelerden toplanmalarını temin etmek, hareket sırasında iaşe ve sağlık konularında yapılacak işlemleri planlamak, bulundukları yer ülke yetkilileri ile koordinasyonu sağlayacak ön heyet oluşturmak,

e) Ön heyetin yapacağı giderler ile göçmenlerin bulundukları yerlerden nakil, barındırma ve iskan masrafları için sağlanan ödeneğin miktarını belirlemek,

f) Başbakanlık ve Bakanlar Kurulunca verilecek diğer görevleri yapmak. Üst komisyonun kararları görevli Bakanın onayı ile kesinleşir.

- Göçmenlerin kendilerine ait zati ve ev eşyalarının tamamı ile mülkiyetinin kendilerine ait olduğu belgelenen her türlü eşya ve damızlık hayvan, bir defada Türkiye'ye getirilmek koşuluyla her türlü vergi, rüsum ve harçtan muaftır.

Gerek Türkiye'de iskan edilecek ve gerekse Türkiye dışında, eski Sovyetler hudutları dahilinde halen bulundukları yeni devletlerde kalacak "Ahıska" Türkleri'nden Bakanlar Kurulunca tespit edileceklere çifte vatandaşlık statüsü sağlanır.

PERSPEKTİF

Devlet ve Milli Savunma

Üzerinde yaşadığımız dünyada, insanlar sosyal yaşamlarında belirli topluluklara aittirler. Bunların en temeli ailedir. Sonra, genelde çok daha zayıf olmak üzere, komşuluk, aşiret, hemşerilik, etnik köken gibi bağlar gelir. Bütün bu kimliklerin, özellikle siyasi yönden en önemli olanı milli kimliktir. Bir diğer deyişle insanın ait olduğu millettir. Çünkü dünya üzerindeki siyasi otoriteler (devletler) millet esasına göre birbirlerinden ayrılırlar. Almanya Alman Milleti'nin ülkesidir. Fransa Fransızlarındır. Türkiye ise Türk Milleti'nin yurdudur.

Dünya üzerindeki siyasi rekabet ve çatışmalar da yine millet esası üzerinde gelişir. Aynı durum siyasetin bir uzantısı sayılan savaş için de geçerlidir. Almanya, Alman Milleti'ni dünyaya hakim kılmak rüyasıyla II. Dünya Savaşı'nı başlatmıştır.

Dünyanın bu şekilde, yani ülkeler arası siyasi dengeler üzerine kurulu oluşu, her insanı da içinde yaşadığı ülkenin çıkarlarına göre düşünmeye mecbur kılar. Hiç kimse, "sadece ben, ailem ve işim önemlidir, gerisi önemli değil" diyemez, çünkü ailesinin ve kendisinin geleceği, içinde yaşadığı ülkenin geleceğine bağlıdır. Eğer düşman bir ülke, yaşadığı toprakları işgal ederse, kendisi, ailesi ve işi de bundan büyük zarar görecektir. O, içinde yaşadığı ülkenin bir ferdidir ve gerektiği durumda mutlaka ülkesinin gücü ve bağımsızlığı için varını yoğunu ortaya koyarak mücadele etmelidir.

Devletin önemi bu noktada açıkça ortaya çıkar. Çünkü bir ülkeyi ayakta tutacak olan kurum devlettir. Ülkenin milli güvenliğinden sorumlu olan yegane otoritedir. İşte bu nedenle, bir ülkede yaşayan her birey, devletinin güçlenmesine ve yücelmesine taraftar olmak zorundadır. Devleti zayıflatacak bir hareket içine giriyorsa, kendisinin, ailesinin ve sevdiği diğer herkesin aleyhinde hareket ediyor demektir.

Toplumsal güvenliğin önemi

Güçlü bir devletin varlığı, sadece milli savunma için değil, aynı zamanda ülkenin kendi içindeki güvenlik ve huzurun tesisi için de zorunludur. Devletin zayıfladığı bir ortamda her türlü suç kolaylıkla işlenebilecektir. "Suç"u tanımlayacak ve engelleyecek bir otorite olmayacağı için toplumda karmaşa ortamı olacaktır.

Öncelikle devletin otoritesini yitirdiği ve bunun sonucunda emniyet teşkilatının ortadan kalktığı bir ortam düşünelim. Böyle bir ortam, suçluların her türlü suçu kolaylıkla işleyebilecekleri, dürüst vatandaşların ise her türlü tecavüzün hedefi haline gelecekleri korkunç bir toplum düzeni oluşturacaktır. Muhtemelen güvenlik için devlet yerine "özel sektör"e başvurulacak, yani mafyavari çeteler oluşacak ve vatandaşlar bunlara para ödeyerek güvenlik elde etmeye çalışacaklardır. Ancak bu mafyavari çetelerin başıbozuk ve suça eğilimli kişilerden oluşması kaçınılmazdır. Bir süre sonra bu kez bu örgütlenmeler vatandaşlara karşı tecavüzlerde bulunacaklar, bu çetelerin aralarında çatışmalar, iç hesaplaşmalar yaşanacaktır.

Polis teşkilatının ortadan kalkması kadar vahim bir başka gelişme ise, adli sistemin çökmesidir. Devletin otoritesini yitirmesi durumunda mahkemeler de ortadan kalkacak, savcılar ve hakimler çalışmayacaktır. Böyle bir durumda toplumdaki hiçbir hukuki anlaşmazlık çözülemez. Adaletle hükmedecek ve bu hükmü uygulatacak bir mekanizma olmadığı için, her türlü haksızlık, hakka tecavüz ve suistimal kolaylıkla uygulanır hale gelir

Sonuçta devlet otoritesinin zayıflamasının toplumsal güvenliği, düzeni ve huzuru tamamen yok edeceği açıktır. Böyle bir durumda ülke, içinde yaşanılmaz bir kaos ortamına girecektir.

0

5

ATATÜRK

DİYOR Kİ;

"Bu gün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat,yarin ne olacağını kimse bugünden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya Macaristan İmparatorluğu gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bu gün Rusya'nın elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim,bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak.. Dil bir köprüdür. İnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yaklaşmasını beklemeliyiz, bizim onlara yaklaşmamız gerekliliğidir. Rusya bir gün dağılacaktır. O zaman Türkiye onlar için örnek bir ülke olacaktır."

0

6

Брокгауз и Ефрон

Ахал-Теке
Значение слова "Ахал-Теке" в Энциклопедическом словаре Брокгауза и Ефрона

Ахал-Теке — оазис, находится к С от гор Копет-Дага, на слегка покатой поверхности. Не вся эта полоса называется Ахал-Теке, а лишь западная часть восточного оазиса Атек. Ахал-Теке -Т. отделен значительным пространством сыпучих барханных песков, подходящих к склону гор между Аннау и Гяуарсом. В горах выпадает гораздо более дождя и снега, чем на равнине; есть много ручьев, которыми с давних времен пользуются жители для орошения своих полей и садов, дающих при этом условии богатые урожаи зернового хлеба, кормовых трав и плодов, без орошения же земледелие здесь невозможно. Собственно Ахал-Теке -Т. не один оазис, а целый ряд оазисов; каждый из них расположен у выхода горного ручья. В прежнее время здесь жили персы, большие мастера в деле орошения. Они пользовались самыми незначительными источниками, проводили воду на далекие расстояния и для сбережения ее от испарения нередко подъемными каналами (карызами). С поселением здесь туркменов, орошение уменьшилось; немало воды теряется без пользы для жителей, особенно во время весеннего половодья после таяния снегов. Речки разливаются на большое пространство, вытягивают легко растворимые соли из почвы, хлористый натрий (поваренную соль) и сернокислый натрий (глауберову соль), а затем, испаряясь, отлагают соли в солонцах или соленых озерах. Оазис населен туркменами племени теке, самым воинственным из туркменских племен. Главное занятие их были разбои (аламаны); чаще всего они направлялись в персидские области Хорасан, Астрабад и даже далее на юг и возвращались с богатой добычей. В 1879—1881 здесь происходили военные действия, когда сюда двинулись русские войска для покорения края. После штурма крепости Геок-Тепе 12 января 1881 русскими войсками под начальством Скобелева текинцы покорились и ныне охотно служат в милиции под русскими знаменами. Теперь, конечно, разбои прекратились, жители обращаются к земледелию и разным промыслам, между прочим работали на Закаспийской железной дороге, которая проходит по всему оазису. Кроме туркмен в оазисе живут русские, главным образом военные и чиновники (в г. Асхабаде и на станциях железной дороги), затем персы, большей частью бывшие рабы, и армяне; последние занимаются торговлей. Из зерновых хлебов возделываются: главн. образом пшеница, ячмень и джугара (сорго), из кормовых трав — люцерна, из плодовых дерев — персики, абрикосы, виноград и другие плоды умеренных климатов. См. Закаспийская область, Туркмены.

Ахал-Текинский уезд. — Один из 5 уездов Закаспийской области, занимает, главным образом, так называемый Ахал-Текинский оазис, точное пространство которого неизвестно. К коренному населению относятся туркмены (26500 д. муж. п. и 23560 д. жен. пола), а к пришлому — русские (2022 д. об. пола), персы (3780 д. об. пола), армяне (2025 Д. об. пола), татары, грузины и евреи (168 д. об. пола). Всего в Ахал-Теке -Т. уезде насчитывалось в 1889 г. 60723 жит. об. пола. Жители занимаются земледелием и скотоводством. В 1889 г. посеяно: пшеницы — 41601 п., ячменя — 16101 п., джугары — 550 п. и хлопчатника — 20 п.; собрано: пшеницы — 316887 п., ячменя — 141260 п. и джугары — 49640 п. Верблюдов в том же году насчитывалось 15657, лошадей — 4500, баранов — 227189, коз — 35802, крупного рогатого скота — 2944 и ослов — 937 штук. Кроме земледелия и скотоводства население занимается производством ковров, войлоков и различных тканей из шерсти и хлопка; в 1889 г. выделано ковров — 84 ш., паласив — 280 ш., войлоков — б438 ш., чувалов (род мешков) — 719 ш. и переметных сумок — 120 шт. Шелка в том же году получено около 100 пуд. Школ мусульманских в селениях в 1889 г. состояло 39, учителей — 79, а учащихся муж. п. — 948 чел. В состав Ахал-Теке -Т. у. входят два приставства: Атекское, центр которого находится в сел. Каахка, и Дурунское с центром в сел. Бахарден; уездный город Асхабад (см. это сл.) — вместе с тем и главный город Закаспийской области.

Ахалцих

— уездный город ахалцихского уезда Тифлисской губернии (по грузински Ахал-цихе, новая крепость, у турок Ахиска) на р. Посхов-чай (левый приток Куры), на высоте 3376 ф. н. ур. м., под 41°39' с. ш. и 60°38' в. д., жителей 13265. Прежде Ахалцих был главным городом коренной грузинской области Самцхе, или Земо-Картли (Верхняя Карталиния). В первой половине XIV стол. Саркис II (1306—1334) сделался независимым властителем Самцхе, приняв турецкий титул атабека, почему и область называли Саатабаго (владение атабека). В 1579 году Ахалцих подпал под власть турок, а в половине XVII века (1625 г.) турки потребовали от правителей принятия ислама и в половине XVII века стали назначать своих пашей. Ахалцих сделался главным невольничьим рынком, на который лезгины доставляли пленников-христиан. В 1828 г. перед взятием города русскими, в нем было 50000 жителей. При столкновениях России с Турцией, около Ахал-Теке неоднократно происходили более или менее серьезные военные действия. В ноябре 1810 г., отряд под начальством генер. Тормасова обложил эту крепость, но вследствие значительных потерь, понесенных войсками, и открывшейся между ними чумы, должен был отступить. В августе 1828 г. гр. Паскевич двинулся к Ахал-Теке , разбил под его стенами подоспевшие туда турецкие войска, а затем, после нескольких дней осады, овладел крепостью посредством штурма, несмотря па отчаянное сопротивление турок. Особенно отличился па этом штурме Ширванский пех. полк, предводимый полковником Бородиным. С наступлением зимы, турки попытались отнять у русских покоренную ими крепость, для чего собраны были весьма значительные силы, под начальством Ахмет-бека аджарского. 20-го февраля 1829 он подступил к Ахал-Теке , но предпринятый им штурм был отбит малочисленным гарнизоном, которым командовал генер.-майор кн. Бебутов. После этого турки обложили Ахал-Теке со всех сторон, успели сделать несколько проломов в крепостной стене, и положение гарнизона делалось все более и более сомнительным. Он выручен был лишь 4-го марта, когда появились передовые войска генер. Бурцова, спешившего со своим отрядом на помощь осажденным. Ахмет-Бек, считая приближавшиеся русские войска гораздо сильнее, чем они были на самом деле, поспешил уйти. В 1846 г. Ахал-Теке сделался уездным городом Кутаисской губ., впоследствии Тифлисской. В ноябре 1853 г., под Ахал-Теке турки были совершенно разбиты русск. отрядом, под командой кн. Андроникова. — Старый г. и крепость — на лев. берегу реки, новый — на правом. До 1877 г. здесь была значительная торговля с Азиатской Турцией, особенно с Карсом и с Эрзерумом; армяне составляют 3/10 жителей армян.-грегорианского вероисповедания; 1/10 евреев, внутренняя торговля значительна. Много садов, прекрасный климат; замечательна выделка походного оружия близ Ахал-Теке В 24 верстах к СЗ от Ахал-Теке находятся Абас-Туманские минеральные воды. В 6 верстах от города находятся развалины Сафарского монастыря, на обрывистом берегу Уравель-чая. Сафарский монастырь был летней резиденцией атабеков; выше монастыря находятся железистые Уравельские минеральные воды. В 32 верст. к З от Ахал-Теке находится монастырь Зарзма, на высоте 4291 ф. н. у. м. Зарзмский храм, построенный в XI столетии, представляет один из лучших памятников грузинской церковной архитектуры. Около Ахал-Теке и дер. Сужлис есть залежи лигнита. Ср. Загурский. "Ахал-Теке уезд" ("Записки кавк. отд. Геогр. общ.", т. VIII); "Казбек, Турецкая Грузия" ("Известия кавк. отд. Геогр. общ.", т. X). См. Тифлисская губ.

Ахалцихский уезд занимает крайнюю западную часть Тифлисской губернии, прежде Саатабаго (т. е. владение атабека), потом Ахал-Теке пашалык, пространство 2365,3 кв. в., или 246396 десятины, жителей об. п. 54459, церквей правосл. — 40, армяно-грегор. — 8, мечетей — 47. Два столетия тому назад здесь был распространен грузинский язык, но теперь коренное население смешалось с пришельцами, турками, и забыло свой родной язык, который почти повсюду заменился турецким. Вся поверхность возвышенна: на С Ахалцихский хребет отделяет уезд от кутаиского и озургетского уездов Кутаисской губ., на З высокие горы отделяют у. от батумского округа и на ЮЗ от ардаганского округа Карсской обл. Лишь на В по границе ахалкалакского окр. нет высоких гор. Кура от границы ардаганского округа течет сначала по границе Ахал-Теке у. с ахалкалакским, затем делает дугу к З, подходя почти к Ахал-Теке и потом направляется на СВ к Боржому, а Посхов-чай пересекает значительную часть округа. Из жителей около 1/2 армян и 1/3 татар суннитского толка. Большая часть жителей занимается хлебопашеством, главный хлеб пшеница, в более низких долинах преобладает яровая, повыше — озимая. Виноград растет лишь близ Ацхура на Куре. Садоводство процветает в долинах, особенно разведение яблок и груш. Почти в каждом населенном месте Ахал-Теке у. можно найти хорошо орошаемый и закрытый от ветров участок земли, где разведен фруктовый сад и устроено при нем хозяйство. Почва уезда, образовавшаяся из наносов с Триалетских гор, состоящих из пород преимущественно вулканического происхождения, и горный климат умеренной полосы представляют благоприятные условия для садоводства. Население уже давно освоилось с садоводством, и в настоящее время оно постепенно совершенствуется. Ахалцихские фрукты, в особенности яблоки и груши, приобрели известность на Кавказе и имеют постоянный, обеспеченный сбыт в Тифлисе и других городах края. В Ахал-Теке уезде также издавна ведется пчеловодство, и его продукты — мед и воск, считаются лучшими в крае, благодаря тому, что местная пчела имеет постоянно обильную добычу с ароматичных и богатых сахаром цветов, плодовых растений — культурных и дикорастущих в ахалцихских лесах. Таким образом, и для этой выгодной отрасли хозяйства здесь находятся налицо благоприятные условия. Тем не менее, в Ахал-Теке у. только за последние годы завелись кое-какие нововведения в хозяйственных приемах, которые, несмотря на плохую восприимчивость населения, понемногу им перенимаются; с течением времени, по мере полного убеждения в их полезности, они, несомненно, коренным образом изменят к лучшему общий строй хозяйства. Такие улучшения введены никоторыми крупными землевладельцами, главным образом, по плодоводству и пчеловодству. Скотоводство в Ахал-Теке у., несмотря на прекрасные горные пастбища, находится далеко не в цветущем положении, хотя татарское население отлично умеет пользоваться руном мелкого рогатого скота, и в уезде выделываются ковры, паласы и другие шерстяные ткани. Почин к улучшению скотоводства был сделан одним из местных землевладельцев, который два года тому назад выписал из Турции молодых ангорских длинношерстных коз белой масти. Козы прекрасно акклиматизировались и уже дали приплод, качество руна которого не только не хуже, чем у их родичей, но даже лучше. Волос руна, тонкого и вьющегося, превышает 3 вершка; он сбивается в тонкие волнистые космы и при своем белоснежном цвете имеет чрезвычайно изящный вид.

0

7

Na etoy fotografii moi dedushka, babushka i mama. Fotografiya sdelana v 1944 godu v Azgure. Molla Mustafa Giller.

увеличить

Отредактировано Azguriya (2007-09-06 09:20:21)

0

8

Selam kardeshler,sizlerle shanli Ahiska tarihimzden onemli kesintileriyle paylashmak istiyorum. Benim Erzurum arshivlerinden geturdugum kaynaklara gore Kars ve Ahiska tarihinin ichinde gechen olaylar boyle bashliyor. Ikinci Ardahan kongresine uyularak yapilan 131 kishilik buyuk Kars Kongresi'nde 17-8 Ocak 1919 gecesi butun ve kaza Milli Shuralari birlesherek Karsta "Cenub-i Garbi Kafkas Hukumeti Muvakkati Milliyesi" kuruldu. Bashkani Cihangiroglu Ibrahim Aydin sechildi. Chok ilginch, bayragida 3 renkti, ne renkler oldugunu benim kaynagimda yoktur, belki bashka kaynaklarda olabilir. Uyelerin ichinde Ahiskamizin Azgur Ilchesinden Yuksek Muhendis San Peterburgda egitim gormush 3-4 dilde konushan Osman Server Atabekta katilmishtir.  Unlu komutanlarda ichlerinde varidi Halit Pashay'le, Kazim KarabekirYeni devletin yaptigi ishleri: Ikinci Nikolayin devrilmesi, yeni bolshevik devletinin olushumu bashlamishti. O kargashadan faydalanarak Ahiska bolgesinde referendum gechirildi, o zamanki Osmanli devletine katilmasi ichin.Referendumda milletin chogunlugu Turk devletine katilmaya razi olmushtu. Cenubi Hukumet yazi ishlerini ve konushma dilini turkche sechmishti. Demokratik kurallara gore yonetilecekti. Amachlari halki yerli ermeni ve gurcu, rus, ingliz somurguculerinden kurtarmak. Server Beg kendi arkadashlariile Ahiska Adigon ve bashka koylerinden 3000 kishilik jandarma (milis) guchleri kuruldu.Bunu tehlike goren yerli ermeni ve gurculer 28 bin kishilik orduyla, general Kvitinadze komutanliginda Ahiskaya girdiler. Azgur bogazinda onlara karshi gelen Server begin guchlerine Cihangiroglu Ibrahim 800 atliyle yardima geldi. 1919 nisanda ilk haftasi sonunda kisa sureli savash yashaldi.  Karshi tarafin guchleri ustun oldugu ichin, bizim Turk guchlerimiz Ardahana chekilerek orda Gurcu ordularini durdurdular. Boylece Ahiskamiz yine bir defa ihtilaya ugramishti.  Ve o zamnki Brest Litovsk anlashmasina gore  Ahiska Turkiyeden disharida kalmishtir.1919'da Kars shehrini Ingilizler ishkal ettiler ve Cenubi Kafkas Hukumetinin uyelerinden 13 kishiyi Malta adasina surgun ettiler, hukumet dagilmishti. Turk guchleri yeniden birleship  taaruza gecherek Karsi ve o bolgeleri kurtarmishtirlar. Kardeshlerim, bizim gechmishteki bu soylu insanlara yeni nesil olarak layik olmamiz lazim. Halkimizin dushmanlari basimiza chok oyunlar oynadilar ve hala oynuyorlar. Bizler bu oyunlariini bozacayiz ve Ana Vatan Ahiskaya, Baba Vatan Turkiyeye sahip chiktigimizi bildireceyiz. Allaha emanet olun, ve hoshcha kalin. Saygilarimla, Adigonlu Cihangir Cabiroglu.

Отредактировано Hedef1 (2008-03-27 22:16:07)

0

9

Селам! хочу спросить у всех о следующем, есть-ли у Ахиска-турков символы державности, я не видел и мне очень интересно как они выглидят!?

0

10

Selam mustafa,ya postarayus tebe otvetit naprimer  moyih dakumentah yest fotografiya Ahiska nishani (medal) Metaliceskiy polumesec s zvezdoy povernutiy v verh,no poymite Ahiska 1828 goda nahoditsa pod rossiykoy akupaciye,i nineshnoy griziyey, mnogo cego poteralos,i net takih ludey unas shobi konkretno zanimalis nacionalnoy sinvolikoy i atributikoy,ya kak lubitel Tureckih arhivov Erzuruma privoz kopyi nashey istroriyi i starayus vsem po mere vozmoznostey roskazivat,No obezatelno bolshih arhivov Turciye Istanbula Osmanskih arhivov,Moskve v Tbilise koneshnoze sohranilis dakumenti svazanniye s proshlom nashego naroda.Nujni ludi, patrioti interushiyese etoy problemoy,naprimer nineshneya malodej doljni ponimat shto eto ihnaya Istoriya yesli yest vozmoznosti zahodit v eti arhivi uznavat informaciyu, i rozkazovat narodu vse shto svazanno s Ahiska,s Uvajeniyem Ahiskali Cinangir.

0

11

Уважаемый Мустафа, я чувствую иронию в вашем вопросе, а между тем смешон сам ваш вопрос. Какие символы державности могут быть у турков-мехцетинцев, кстати все названия в том числе и Ахыска, были придуманны не нами, мы знаем, что мы турки. И не потому, что хотим привязать себя к какой-то более большей по численности нации, нет. Если я узнаю, что мой дед папуас, а бабушка абориген аляски, то я смело заявлю об этом. Но мы турки, и никакие разговоры, не заставят меня усомниться в этом. Историки могут писать что угодно. В моей семье, все знают откуда мой прапрапрадедушка. Итак мы турки, волей судьбы(русско-турецкая война, мирный договор), оказавщиеся на чужбине. Мы турки-кавказцы, мы растим сильных, волевых мужчин и преданных, надежных женщин. Теперь непосредственно ответ на ваш вопрос: до 1829 года мы были в составе Турции, символ нашей державности- Османлы Девлет Армасы, другого нет. А если говорить о Родине. Историческая родина для всех турков- Турция, а малая родина та, где мы родились, где сделали первые шаги. Грузия, Казахстан, Азербаджан ит.д. и т.п Мы умеем быть благодарны земле вырастившей нас!

0


Вы здесь » AhiskaLi FORUM » Ahiska tarihi » Сведения из архивов .


Создать форум ©